Diyar

Diyar

Diyar 01 .12.1966’da Dersimin Mazgirt ilçesine bağlı Hewedan (Ayvatli)köyünde, soğuk bir kış gününde kendi deyimiyle, «sevgili anneme epey eziyetler çektirerek» dünyaya geldi. Diyar ailesinin ikinci çocuğu olarak duğdu. 5 kardeş anne ve baba 7 kişilik bir ailenin bir ferdi idi. 20 hanelik köyde bütün aileler gibi Diyar’ın aileside yarı tarımcılık ve yari hayvancılıkla uğraştılar, bir de babası davul çalarak da geçimlerini sağlardı. Babası yöresinde sevilen ve davulu oldukça güzel çalabilen yarı profosyonel gerçek bir sanatçıydı. Kaderin cilvesi, acımasız koşulları ve zaman zaman sunduğu sanşlar onları yıllar sonra meslekdaş yaptı… Ve Diyar bu saygı değer ayrıca Onun için kutsal olan meslekdaşı ile hep gurur duydu. Ona çok şeyler öğretti hayat mücadelesinde. İlkokulun 1. ve 5. sınıflarını komşu köyünde 2,3,4. sınıflarını Elazığ’da okudu. Orta okul ve liseyi Bingöl’de okudu. Gençliğinin en güzel yılları Bingöl’de geçti. Delikanlı olmayı, ilk aşık olmayı orada yaşadı. Okul zamanı dışında zamanı çok sevdiği köyünde geçiyordu. Köydeki her işi çok büyük bir beceriyle yapardı. Köyünü ve köylülerini çok severdi, hala da onlara olan sevgisi ve hasreti, fırından taze çıkmış somun ekmeği ikiye böldüğünde çıkan buharı gibi yüreğinde, gözünde, burnunda tütüp durmakta. Derken okullu bitti. Bir yıl metropollerde çalıştıktan sonra, zalim askerlik geldi çattı. Onu da yaptı. Sonra sene 1988’in sonbaharı ver elini Avrupa… Hiç zaman kaybetmeden sanat çalışmaları başladı, müzik, tiyatro, folklor çalışmalarına katıldı. Tabi ki daha çok müzikle uğraşıyordu. Almanya’ya geldi ve Koma Berxwedan çalışmalarında yer aldı. K.B onun için okul oldu. Arkadaşlarının tecrübelerinden ve yeteneklerinden doğru yararlanmaya çalıştı. Grup çalışmaları, zaman zaman olan sanat kursları yine çok sesli koro çalışmaları giderek tecrübe kazandırıyordu. Yine dünyanın her yerinde olan konserler kültürel etkinliklere katılması ona bir yandan cesaret kazandırıyor bir yandan da sanatçının topluma karşı sorumluluk bilincini ve ciddiyetini aşılıyordu. Koma.B’nin yaklaşık 7 albümüne birer veya ikişer parçayla katıldı. Sonra 1992’de ilk solo albumu «Kerwan»ı yaptı.Ardından Cega Jine daha sonra Way Dinyaye onun ardından Tina Roje ve en son da Gule Nece’yi biz dinleyicilerinin beğenisine sundu. Bu albümlerde daha çok kendi bestelerini okudu, zaman zaman saygıdeğer sanatçı arkadaşlarının bestelerini de okudu.Ayrıca çok güzel aşk ve yaşam kokan Kürt foklorik halk şarkıları onun repertuarının vazgeçilmez parçaları oldu. Yine Onun için önemli olan bir şeyi belirtmeden geçmemeli. Diyar’ın sanat yaşamında ve kariyerinde çok önemli ve değerli emeği olan değerli müzisiyen arkadaşı, kardeşim dediği Ali İkizer.Onlar yaklaşık 12 yıldır müzik çalışmalarını beraber yapıyorlar ve beraber sahneye çıkıyorlar. Onun emeği Diyar için her zaman kutsal olmuştur. Ali, Diyar’ın sanatsal yürüyüşünün ve kariyerinde en çok cefayı çeken meçhul bir askerdi. İyi kötü bir sanatçının tanınması gerektiği kadar tanınıyordu.5 albüm yaptı.Ama hala bir gün sanatçı olabilecek miyim hayali çok can alıcı bir şekilde güncelliğini koruyor.Diyar için sanatın evrensel genişliği ve sonsuz derinliğinin bir köşesini kapmanın popülizmle olamayacağını çok iyi biliyordu. «Sesinin güzel olması, onlarca albüm yapmak ve popüler olmak fazla zor ve imkansız değildir.Bütün bunlara belli çabalarla ulaşılabilinir.Ama bunlara rağmen sanatçı olunamayacağını işin içine iyice girip sorumlulukların ve ciddiyetin farkına vardıkça anladı. İnsan yol aldıkça sorumluluk da büyüyor. Demek ki asıl sanatçı çok popüler çok albüm yapan ve çok satan değil; öz yapan, kesinlikle üretebilen evrensel değerleri esas alan ve kendi çapında insanlığı, toplumu karanlıktan aydınlığa, çirkinliklerden güzeliklere doğru sürüklüyendir, yol gösterendir» diyor Diyar.

Diğer Biyografiler

0 Yorum

    Henüz kimse yorum eklememiş.

Yorum Yap